Tuzlu gözlyaşlarım aktığında hep sorardı komşumuzun çocuğu, nerden geliyor o yaşlar ve nereye akıyorlar diye...
Ne kadar safca ve doğru bir soru öyle değil mi? Peki ben nasıl anlatacaktım ona bunu, neydi doğru cevap, sahi nerden gelip nereye gidiyordu bizim gözyaşlarımız? Yanaklardan süzülüp buharlaşıp havayla bütünleşip uzaklara mı dağılıyordu damlalar, damladan oluşan nem havanın görünülmez molekülleri ile mi bütünleşiyor?.
Aslında o kadar da uzaklarıma akmıyormuş, bugün farkettim.
Kalbimde ince bir sızı hissettim, kendimi küflenmiş bir bisiklet zinciri gibi hissetmeme sebep oldu. İşe yaramaz, fakat fiziksel olarak var olan bir cisim gibi. Dokunsan kırılacak kalbim, o derece küflenmiş. O kadar göz yaşına dayanamadı tabi, demiri bile küfle saran gözyaşlarım, bir avuç et parçası olan kalbime karşı galip gelmeyi bilemeyecekler miydi? Elbette biliyorlardı ve mağlubiyeti en derinlerimde hissettim, sızım gittikçe büyüdü. Bir erozyon düşün, bazen tek bir insanın o kaygan toprağın üstüne basmasıyla tetiklenebilecek kadar yakın, belki de yarın bir yerlerde gezerken toprağın canını acıtacaksın ve kayarak sana isyanını dile getirecek. İşte tıpkı o toprağın haykırdığı isyan gibi kabul et kalbimin pasını, küfünü, kırılganlığını...
Ne dokun isterim ne de uzak dur, çünkü dokunsan kırılacak ve eğer uzakta kalırsan daha da çoğalacak küf ve kendi halimle binbir parçaya bölüneceğim. Şimdi ötenazi kararı gibi birşeysin benim için, çünkü dokunduğum an fişim çekilecek bu dünyada. Belki de bir kerede ölmek ile her gün ölmek denilen klişe durumdur ha, ne dersin? Şimdi hangisni seçmeliyim sence? Hadi buna sen karar ver, ya dokun bana kırıp yok edip kaybol ortadan, tıpkı küfüme sebep yaşlarım gibi, ya da hiç yokmuşum gibi davranıp beni sinsice ölüme terk et.
Ne yaparsan yap acıtacaksın kalbimi, karşımda durup komşu çocuğun iyice kafasını karıştırırcasına sahte gözyaşları dökme, çünkü kendi gözyaşlarımın aksine, seninkiler küfümü temizler nitelikte. Neden mi? Çünkü seninkiler sahte, tıpkı kalbin gibi, tıpkı ruhun gibi, tıpkı o iki parmak et parçası dudaklarının arasından çıkan her bir kelime gibi, sahtesin baştan aşağıya. Sanırım senin sayende komşu çocuğuna cevabı buldum, evet.
Soru: "Gözyaşı nerden gelir ve nereye gider?"
Cevap: "Gözyaşı sahte insanların kalbinden gelir, ve sahici insanların kalbine doğru akar."
Senin kalbinden gelen sahteliğe bürünmüş gözyaşlarım, benim kalbime doğru akın akın aktılar, ve sonunda inanılması güç ama, küfleniyor kalbim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder